Kurtlar Vadisi Pusu 42.Bölüm Tanıtım

KV pusu etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
KV pusu etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster



SHOW TV'nin rating rekortmeni dizisi Kurtlar Vadisi Pusu yeni bölüm çekimlerine Eylül'de başlayacak.


Diziseverlerin yeni bölümlerini merakla bekledikleri diziler çekim hazırlıklıklarına başlıyor.

Show TV’de yayınlanan ’Kurtlar Vadisi Pusu’ dizisinin çekimleri Ağustos ayı yerine Eylül ayının ilk haftası başlayacak. Dizinin yapımcı firması PANA filmin yapımcılığını yaptığı ve Necati Şaşmaz ile Muro’yu oynayan Mustafa Üstündağ’ın birlikte rol aldıkları filmin çekimlerinin sürmesi nedeniyle dizi beklenenden bir kaç hafta daha geç sezona girecek.

Devamı / Yorumlar
















Ergenekon İddianamesi'nin açıklanması ile birlikte yakın tarihin karanlıkta kalmış birçok olayı aydınlanmaya başladı.

İddianamede yer alan bir çok karanlık ilişki, rating rekortmeni 'Kurtlar Vadisi Pusu' dizisinde daha önce işlenen konularla olan bire bir benzerliği ile dikkat çekiyor.

SENARYOYU MİT Mİ YAZIYOR
Ergenekon İddianamesi'nin ortaya çıkması ile birlikte ortaya çıkan ilişkiler ağı, Vadi seyircileri arasında "Acaba dizinin senaryosunu mu MİT mi yazdırıyor, yoksa savcı Zekeriya Öz Kurtlar Vadisi fanatiği mi?" sorusunun sorulmaya başlanmasına yol açtı.

İSKENDER BÜYÜK VELİ KÜÇÜK MÜ?
Kurtlar Vadisi Pusu'ya yeni dönemde katılan 'İskender Büyük' karakterinin Veli Küçük olduğu yönündeki iddialar basına da yansımıştı. Dizinin bazı bölümlerinde de, 28 Şubat, Danıştay saldırısı ve darbe girişimi gibi konular işlenmişti.

Videoları izlemek için tıklayınız

Devamı / Yorumlar
















Sevilen televizyon dizisi “Kurtlar Vadisi Pusu’nun” oyuncuları, dizi çekimlerine yaz sezonunda ara verilmesiyle tatil yapmak için Marmaris’e geldi.
Dizide Memati rolünü oynayan Gürkan Uygun, Güllü karakteriyle özdeşleşen Erhan Ufak ve Abdüley karakterini canlandıran Kenan Çoban birlikte geldikleri su parkında dalga havuzunda tatilin keyfini çıkarttı.

Uzun süre havuzda dalgalarla eğlenen Kenan Çoban, gazetecilerin yönelttiği soruları cevapsız bırakırken; Güllü Erkan Abdülhey'in görüntüsünün alınmasına kızarak "Ayıp değil mi? Neden çekiyorsunuz? Biz tatildeyiz" şeklinde konuşarak basın mensuplarına tepki gösterdi.

Çoban’ın fotoğraflarının çekilmesine kendisinin izin verdiğini söylemesiyle olay büyümeden yatıştı. Kurtlar Vadisi Pusu dizisi ekibinin hafta sonu Marmaris'ten ayrılacağı öğrenildi

Devamı / Yorumlar

Sitemiz grafiker'lerinden atess arkadasımızın hazırladığı Kurtlar Vadisi Pusu afişi Takvim Gazetesinin Kurtlar Vadisi Pusu haberinde kullanıldı.

İşte Hazırlanan Afişi'in Kullanıldığı Haber TIKLAYIN...

Bu da Afişin Tamamı

KurtlarVadisiTeror.org olarak basladıgımız yayın hayatımıza Kurtlar Vadisi Terör'ün kaldırılması sonucu KurtlarVadisi-Pusu.com olarak devam etmiştik.Bazı nedenlerden dolayı KurtlarVadisi-Pusu.net ve KurtlarVadisi-Pusu.org(kurtlar-vadisi-pusu.com) adı altında yeniden sitemizi acarak kısa zamanda 17.000 üye'ye ulaştık.Ve her geçen gün büyümeye devam ediyoruz.

Saygılar

Site Yönetimi

En İyi Kurtlar Vadisi Fan Sitesi Forumuna Giriş İçin TIKLAYINIZ..


Kurtlar Vadisi ve Terör! Evet, adı buydu. Mafya! Susurluk! Çuval terbiyesizliği! Ve işte terör! Gerçi ben 'Kurtlar Vadisi Irak' filmini, sekiz-on yaşındaki çocuklarla sinemaya teşrif etmiş ve "teşrifatçı" marifetiyle seyir yerlerine oturtulmuş bir aile ve onların çekirdek senfonileriyle birlikte izlemiştim. Şimdi aklıma geldi son olaylardan sonra. Dizinin tanıtım filminde verilen bilgilere göre; Türkiye'de, son 25 yılda 50 bine yakın terör eylemi gerçekleşmiş. 1984'ten bu yana 600'e yakını çocuk olmak kaydı ile 40 bine yakın vatandaşımız ölmüş. Yaklaşık 5 milyon vatandaşımız ise yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalmış.
Resmi rakamlara göre terör eylemlerinin Türkiye'ye doğrudan maliyeti ancak milyar dolarlarla ifade edilebiliyor. Yaklaşık zararın 300 milyar doları aştığı tahmin edilmekte. Bu da demektir ki; 7 tane GAP, Türkiye'nin dış borcunun 2,5 katı, 350 tane Boğaz Köprüsü, Türkiye'nin 83 yıllık sağlık gideri ve 75 tane Atatürk Barajı terör nedeniyle heba olup gitmiş. (Hesaplar üç aşağı beş yukarı böyle)
Bunu görünce, insan düşünmeden edemiyor. Terör olmasaydı, dış borcu olmayan ve bir o kadar da ekonomisine yatırım yapmış bir ülke olacak mıydık gerçekten? 'Ben, birikimlerimizi heba edecek başka bir şey bulurduk' diye düşünmekten alamıyorum kendimi.
Neyse mevzuu o diğil. Gerçi bizim ne düşündüğümüzün ne önemi var? Şimdi genç kızları, çocukları, bilcümle kilitleyecek bir televizyon dizisiydi 'Kurtlar Vadisi'. Zamanında anlatılamayan bir sürü şeyi göstermiş, anlatmıştı. Gerçi 'Sağır Oda', 'Kırık Kanatlar' gibi diziler bu derinlemesine 'devlet' mevzularının, devlet içindeki çatışmaların, hep devletinden yana olan yağızlarla devleti yemek isteyen müstevlilerin savaşını anlatmıştı. 'Kırık Kanatlar' dizisinde yıl 1925'lere kadar gidiyor ve vatanın refahı için yan yana gelen delikanlıların nasıl birtakım mevzulara(!) derinden girdiklerini anlatıyordu. Belli ki bu vatan, ne yaparsak yapalım "dahili ve harici bedhahların" tehditi altında bulunacak. Yani bize rahat yüzü yok. Birileri hep tehlike, birileri hep düşman, -hatta iç düşman- hatta kökü dışarıda düşman, birileri hep şuura bağlı ve milletperver, birileri hep hain olacak.
Çocukluğunun filmlerini vatan sahibi Kızılderililer'i haklayan kovboyları alkışlayarak geçirmiş bir milletin evladı olarak manidar durumlar yaşamadık değil bu dizileri izlerken. Sevimsizliğin, insan sevmezliğin, şüpheciliğin, dar kalıpçılığın ve görüşlülüğün nasıl bir şey olduğunu, daha bir yakından görüyorum şimdi. Bizim kuşak, ne steril yaşamış usta! Ne kazasız belasız yaşamış! Neler oluyormuş hayatta da haberimiz yokmuş! Bu diziler de olmasa neler olup bittiği konusunda hiçbir şey bilemeyecekmişiz. Yaşadığımız yeri ve ülkeyi, oturduğumuz mahallenin sokağı, odası kadar zannedecekmişiz.
Ne ufuk açıcı diziler, ne inceltici sözcükler, ne zarif sahneler. Bombalar patlıyor, insanlar biçiliyor, ayak hizasından tarananlar, boyun hizasından yukarıdan aşağı doğru tek mermiyle öbür dünyaya yollananlar, diri diri gömülenler, gömülüp üstleri betonla örtülenler.
Büyük sükse yapmıştı Kurtlar Vadisi. Girişi ve renkleri nasıl etkileyiciydi tanıtımlarında... Dizinin başında şöyle bir şey yazıyor ve biz inanıyorduk hatırlayın; 'Yaşanan olayların ve adı geçen kişilerin gerçekle hiçbir ilişkisi yoktur!' Bizim Avrupa Yakası dizisinin eski muhteşem sakini Gaffur'un deyişi gibi; 'Anladım ben onu!'
Benim aklımda şöyle bir şiir tümcesi var; "Şu tepeyi aştın mıydı karşına deniz çıkacak, sakın şaşırma!" Hiçbir şeye şaşırmıyorum artık...
Şiirle, sevgiyle, saygıyla, hürmetle...

Takvim


Show TV'nin iddialı dizisi Kurtlar Vadisi'nin atv ile anlaştığı bilgileri geliyor. İşte ayrıntılar:

Ekranın en iddialı dizisi artık yoluna atv'de mi devam edecek?

Bir süredir kulislerde atv ile Pana Film arasında görüşmeler olduğu konuşuluyordu.

Bu görüşmelerde önemli bir mesafe kaydedildiği belirtiliyor. Televizyongazetesi'nin edindiği bilgilere göre atv ile yapımcı Pana Film arasındaki görüşmeler son noktaya geldi.

Henüz resmi bir açıklama yapılmamasına rağmen, gelen bilgiler atv ile Pana Film'in anlaştığı yönünde.

Son yılların en büyük ses getiren dizisi Kurtlar Vadisi'nin bundan sonra yoluna atv'de devam edip etmeyeceğini hep birlikte göreceğiz.

TELEVİZYONGAZETESİ

Kurtlar Vadisi'nin Ekibiyle Simpsonlar Springfield'e Kurtarmak İçin Bir Araya Gelirler. Macera İşte Burda Başlar.

Macera Belli, Kurtlar Vadisi Simpsonlar !!..

Tanıtım Fragmanı



Kurtlar Vadisi The Simpsons Fragman



Kurtlar Vadisi Simpsons Bölüm 2



Kurtlar Vadisi Simpsons Bölüm 3











SON dönem dizilerinde karakterler kadar onların kullandıkları klasik otomobiller de dikkat çekiyor. Hele benim gibi aklınızı 50'li 60'lı yılların otomobilleriyle bozmuş bir fanatikseniz, otomobillerin göründüğü sahneleri iple çekiyorsunuz. Örneğin Düğün Şarkıcısı'nda Erkan Can'ın gözü gibi baktığı, 62 model siyah İmpala fena halde gözümü alıyor. Hepimiz Birimiz İçin dizisindeki mavibeyaz 56 Chevy de pek afili görünüyor. Elif dizisinde Keremcem'in çalıştırmaya uğraştığı eski model cipin motorunun homurdanacağı anı ise iple çekiyorum. Ve Kurtlar Vadisi: Pusu'da en az Muro kadar büyük ilgi gören lacivert 124 Hacı Murat da artık dizinin vazgeçilmezleri arasına katıldı.

Devamı / Yorumlar



Orjinal Halini Görmek İçin Resmin Üstüne Tıklayın



Ünlü tiyatro sanatçısı Can Gürzap ile eşi Ayşe Gürzap, önceki akşam Sepetçiler Kasrı’nda düzenlenen tören ile kızı Elif Gürzap’ı evlendirdiler. Sanat ve iş dünyasından birçok ünlü simanın katıldığı törende, gelin Elif Gürzap ile damat Erhan İnanılır’ın nikah şahitliklerini Rıfat Hisarcıklıoğlu, Murat Dedeman ve Elif Peker yaptılar. Gelinin anne-babası Can-Ayşe Gürzap çifti ile damadın anne-babası Kurtuluş-Sevil İnanılır’ın çiftleri davetlileri kapıda karşıladı.

EKSPRES BALAYI

Yaklaşık iki yıl önce bir arkadaş toplantısında tanışan Erhan İnanılır ile Elif Gürzap’ın nikah törenine Arzum Onan, Necati Şaşmaz gibi ünlü simalar katıldı. Gelin ve damat, düğün töreni sonrası balaylarını geçirmek üzere Hırvatistan’a uçtu.

Mesut YILMAZ



Vadi'nin Kurtlar'ı nikaha indi...

Türkiye'nin en önemli yapı inşaat şirketlerinden birisi olan Koza İnşaat'ın veliahtı İzzet Özgümüş, kendi şirketinde üst düzey yönetici olarak çalışan Olga Evdolimova ile hayatını birleştirdi... Yaklaşık 3 yıldır flört eden genç çiftin nikahını Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül kıydı... SuAda'da gerçekleşen muhteşem düğüne "Polat Alemdar" lakaplı Necati Şaşmaz ve Kurtlar Vadisi ekibi oyuncuları, Selhan Aloğlu, Hilal Kosif ve Fulya Cinisli gibi tanınmış simalar katıldı.



Usta tiyatrocu Can Gürzap, önceki akşam Cihangir'deki bir kafeden el ele çıktığı bayan arkadaşı ile görüntülendi. Cihangir sokaklarında yürürken karşısında gazetecileri gören usta tiyatrocu şoke oldu.

Bayan arkadaşının yanından uzaklaşarak, otoparktaki otomobiline yönelen Gürzap'la birlikte olan hanım ise otomobilin güneşliği ile yüzünü gizlemeye çalıştı. Genç hanım, gazetecilere, "Ne var, ne çekiyorsunuz?" diye kızarken, Can Gürzap sinirli bir şekilde otomobile binerek uzaklaştı.

Devamı / Yorumlar


Kurtlar Vadisi dizisinde rol alan ancak çocuklara kötü örnek olduğu nedeniyle diziyi bırakan Zafer Ergin, başrol oynadığı Arka Sokaklar’ı överek, Kurtlar Vadisi’ni üstü kapalı bir şekilde eleştirdi.

Üçüncü yılına girmeye hazırlanan ’Arka Sokaklar’ın Rıza Baba’sı Zafer Ergin, Kurtlar Vadisi’ne atıfta bulundu: Bizde 40 kişiyi öldürmüş ama ’Bunu devlet için yapmış’ denilerek beraat ettirilen kimse yok.

Kanal D’nin yaz tatiline giren rekortmen dizisi ’Arka Sokaklar’ tempolu senaryosu, oyuncularının permansıyla seyirciyi ekrana kilitlemeye devam ediyor. Arka Sokaklar’ın Rıza Baba’sı Zafer Ergin de babacan tavırları, kızına olan düşkünlüğüyle örnek bir polis ve baba imajı çiziyor.

Yeni yayın döneminde üçüncü sezonuna girecek olan dizide Ergin, Milliyet Televizyon’daki röportajında daha önce rol aldığı dizilerden almadığı kadar keyif aldığını söyledi.

Daha önce Kurtlar Vadisi dizisinde Baron karakterini ete kemiğe büründüren Ergin, çocuklara kötü örnek olduğu iddiaları ve yapımcılarının da tarikat bağlantıları olduğu ortaya çıkınca diziden ayrılmıştı. Arka Sokaklar’da yaşadışı olay ve kişilerin olmadığını belirten Ergin, sosyal sorumluluk konusunda da çok dikkatli olduklarını belirterek, "Dizimizin benim yönümden de çok önemli bir tarafı toplumsal sorumluluk konusunda oldukça dikkatli olmamız. Dizimizde suç ve ceza ilişkisini çok güzel irdeliyor ve canlandırıyoruz. Bizim dizimiz de hiç bir zaman yasal olmayan, 40 kişiyşi öldürmüş ama devlet için yapmış, ne yapalım diye beraat ettirilen kişiler ve o tarz sonuçlara varabilecek olaylar yok" diye konuştu.

TELEVIZYONGAZETESI


Ergenekon ile ilgili iddialar gazete manşetlerine taşındıkça, gözümün önünde Kurtlar Vadisi: Pusu dizisinin bu sezon yayınlanan bölümleri kare kare canlanıyor. Bu kadar mı büyük benzerlik olur? Türkiye'de gelişecek olaylar bu kadar mı isabetli tahmin edilebilir? Sanki iddianameyi savcı değil de Kurtlar Vadisi senaristleri yazmış. Dizinin tiryakileri hatırlayacaklardır. İzlemeyenler için özetleyeyim: Polat ve ekibi, devlet içinde örgütlenen ve amacı ülkenin yönetimini ele geçirmek olan bir çeteyi bertaraf etmek için durumdan vazife çıkarmıştır. Bu örgüt, Mumcu suikastından, Gazi olaylarına, Kahramanmaraş katliamından Madımak'a, rahip Santoro ve Hrant Dink cinayetlerinden, Malatya'daki yayınevi baskınına ve hatta tatbikat sırasında ordu komutanlarına suikast yapmaya varana kadar yıllardır bir dizi "planlı eylemin" içindedir. Amaç; ülkede çatışma ve kaos ortamı yaratarak, darbe ile yönetimi ele geçirmektir. Bu korkunç planın uygulayıcısı ise İskender Büyük adlı bir taşerondur. Gücünü, kökü dışarıda olan uluslararası güçlerin oluşturduğu bir "konsey"den almaktadır. Konseyin başında ise aynı zamanda çok zengin bir iş adamı olan medya patronu bulunmaktadır. Patron, kirli işlerini yaptırmak için gazetenin genel yayın yönetmenini kullanmaktadır. Bu yapılanmayı etkisiz kılmak için oluşturulan vatanperver örgüt "İhtiyarlar Meclisi" ise karşı darbe için Polat'ı seçmiştir. Polat'ın elindeki en büyük güç, tüm bu olan bitenlerin "günlük" halinde tutulduğu ve içinde "yol haritası" bulunan Kırmızı Kitap'tır... Dizide anlatılanlar ile bugün iddia halinde ortaya atılanların bu kadar şaşırtıcı bir şekilde örtüşmesinin sadece tesadüften ibaret olduğunu düşünmek saflık olur. Zira Kurtlar Vadisi daha önce de son derece şaşırtıcı bir şekilde "gelecekten" haberler vermiş ve Yakından Kumanda bunları "Vadi haber bülteni" başlığıyla okurlarına duyurmuştu. Kurtlar Vadisi'ni yazanlar ya siyasetin dibini çok iyi kokluyorlar ya da iddianameleri hazırlayanlardan çok daha sağlam haber ve bilgi kaynaklarına sahipler... Peki şimdi sırada kim var? Dizide resmedilen büyük medya patronu ile kır saçlı, gözlüklü genel yayın yönetmeni mi?
Yüksel Aytuğ



Bodrum'da Nefise Karatayla tatil yapan Cüneyt Özdemir'in fotoğrafları bir kaç gündür magazin basınında sıkça yer alıyordu.Özdemir, çıkan fotoğraflardan rahatsız olarak konu ile ilgili paparazzilerden bir ricada bulundu.

PAPARAZZİ ARKADAŞLAR AYIP OLUYOR!
Bir kaç gündür sabahları gazeteyi elime alıyorum bir bakıyorum ben. Bir elim başımda göbeğim dışarıda şortla bir iskelenin üzerinde denizden yeni çıkmış darmaduman halde bir fotoğraf karesi.
İşin tuhafı aynı fotoğraf karesi farklı gazetelerde her gün daha büyük basılmaya başlandı. Daha da ilginci altındaki fotoğrafın mevki de değişiyor. İlkinde mesela Yalıkavak'da Xuma Beach yazıyordu. Sonrakinde , Dodo Beach'e ışınlandım, sornasında Türkbükü 34 adında bir beach'de olduğum yazıyor. Şimdi bizi tanımayan biri baksa diyecek ki "Ulan adam Bodrum'da ayak basmadık beach bırakmadı..."

Bu kadar da değil aynı satır altlarında garip bir durum daha var. Nişanlı olduğum gazetecilerin sorularını yanıtsız bıraktığım daha bissürü acayip şey...
Yani öyle bir konumlama ki "Eda taşpınar ile, Tarkan arasında bir yerlere şortlu heykelim dikilmiş gibi..."

Magazin'e düşünce anlıyorsunuz ki buralar dipsiz bir kuyu ve biri bir taş atıyor çıkart çıkartabilirsen.
Magazinci arkadaşlar sözüm size! Lütfen düzeltin demiyorum ama en azından kimin uydurduğunu bile takip edemedeğim bir yalanı sürdürmeyin en azından.

BEN KİMSEYLE NİŞANLANMADIM.
Kısa bir dönemde evlenmeyi de düşünmüyorum.
Türkbükü Beach'lerine herhalde en son 5 yıl önce gitmişimdir. Hiçbir iskeleye yatıp güneşlenmişliğim yoktur. Dodo Beach'e adım atmadım.
Yalıkavak'daki xuma ise diğer becah'lere pek benzemez. Yıllardır gittiğim aile mekanıdır. Surf yaparsın katamaran yaparsın yani su sporları meşhurdur, iyidir. Pek öyle paparazzilik olay olmaz zaten içeri magazin gazetecileri de davet edilmiyor. Kimse şu geldi bu geldi diye haber de uçurmuyor.
Böyle bir geleneği var ve herkes halinden memnundu bu yıla kadar.

Yani çekilen fotoğrafların hepsi uzaktan gizlice çekilmiş fotoğraflar.

Tamam hadi buna da bir diyeceğim yok ama denize girerken çıkarken insanın bin türlü mahrem hali oluyor. Böyle darmadağın halde fotoğraflar çekilince eşin dostun özellikle de gazeteci milletinin dalgasına maruz kalıyoruz.

Öyle göbekli , kambur fotoğrafları tam sayfa basıp, altına da olduk olmadık yalan yalnış şeyler yazıp bizi hem mağdur hem de madara etmeyin be güzel paparazzi kardeşlerim.




KURTLAR Vadisi'nin PKK'lı karakterleri Muro, Çeto ve Yıldırım'ın maceralarının yakında sinema filmi haline geleceğini bir kaç hafta önce bu sütunlardan duyurmuştuk. Onları ekranda ilk gördüğümüz anda bu köşeye düştüğümüz notu da hatırlatmakta fayda var: "Bölücü örgüt militanlarını son derece sempatik ve zararsız gösteren bu karakterler, farkında olmadan örgüt propagandası yapıyor. Bir an önce saf değiştirmeliler..." Bu arada Muro karakterini büyük bir başarıyla canlandıran Mustafa Üstündağ magazin programlarına verdiği bir röportajında şöyle demiş. "Yolda beni görüp, 'İtirafına kurban olayım Muro' diye seslenenler var..." İşte tespitimizin haklılığının ispatı... Diğer yandan Muro ile Çeto'nun gördüğü ilgi, Show'un bir başka dizisi Pars: Narkoterör'ün yapımcılarını da "tahrik etmiş" görünüyor. Zira PKK'nın büyük kentteki eroin dağıtımcısıyken polisin eline geçen ve o andan itibaren zorunlu olarak emniyet güçleri hesabına çalışmaya başlayan Barudi adlı örgüt mensubu da tıpkı Muro ve Çeto gibi bir "sevimlilik haresi" kuşandı. Pars: Narkoterör'ün izlediğim son bölümlerde Barudi de en az Muro kadar ilginç replikler döktürüyordu ama ne tuhaftır ki şimdilik kimse onu fark etmedi. Barudi son bölümde örgüt evini bulmaya çalışırken, "Beni kapattığınız devekuşu çiftliğinde halet-i ruhiyem bozuldu, yön bulma kabiliyetimi yitirdim" diyordu. Yakında Barudi'nin replikleri de internete düşerse şaşırmayın. Bu arada söz hazır Muro'dan açılmışken, Bizden Kaçmaz'daki Mustafa Üstündağ röportajından süzdüğüm haberi de sizlerle paylaşayım. Ağustos ayında çekilecek Muro, Çeto ve Yıldırım'ın rol alacağı sinema filminin konusu şöyle: Üç kafadar, cezalarını çekip, hapishaneden çıktıktan sonra gerçek birer devrimci olmaya karar verirler. Ancak bunun için "safkan devrimciliklerini" engelleyen feodal köklerinden kurtulmaları gerekmektedir. Köylerine döndüklerinde ise büyük bir sürprizle karşılaşırlar. Köyün muhtarı, onları gıyaplarında evlendirmiştir. Muro, Çeto ve Yıldırım'ın inancına göre, gerçek devrimci "bağlantısız" olmalıdır. Bu nedenle karılarını bulup, boşanmak için İstanbul'a gelirler ve film de zaten o anda kopar!.. Bir televizyon karakteri olan Recep İvedik'in muhteşem gişe başarısından sonra üniversite kampuslarında izdiham yaratan Muro ve tayfasından da çok umutluyum.

Devamı / Yorumlar



Hülya Koçyiğit ile Türk Sineması’nın yeni nesil oyuncularından Özgü Namal, Amerika gezisi sayesinde tanıştı.
Kendisini “Sinemamızın en önemli genç oyuncularından biri” sözleriyle onore eden Koçyiğit'e New York caddelerinde bol bol poz veren Namal, “Hülya Hanım’ın beni görüntülemesi büyük mutluluk” dedi.


Manken-oyuncu Nefise Karatay ile gazeteci Cüneyt Özdemir ilişkilerini artık gözler önünde yaşamaya başladı. Özdemir’le 1 yıldır birlikte olan ancak her seferinde ilişkisini yalanlayan Nefise Karatay, sevgilisiyle Bodrum Türkbükü 34 Beach’te görüntülendi


Cengiz Semercioğlu ile Full Ekran'ın konukları NTV Spor ekranının iki yüzü Rıdvan Dilmen ile Güntekin Onay'dı. Programda, Rıdvan Dilmen, dikkat çekecek açıklamalarda da bulundu:
- Futbolculuk ve yorumculuk kariyerim boyunca ilk kez bir Avrupa Şampiyonası'na gittim.

- Spor yorumculuğuna Şansal Büyüka'nın sayesinde başladım. Zaten bir futbolcunun jübile yaptıktan sonra pek de fazla seçeneği yok. Şansal Abi bana bu işten çok ekmek yiyeceğimi söyledi.

- Euro 2008 çok dolu bir turnuva oldu. Teknik direktörler için çok verimli bit turnuvaydı.

- Güntekin'le üç yıldır birlikteyiz. Benim en büyük şansım Güntekin'le çalışmak. Futbol konusunda çok bilgili ve program içersinde çok da iyi bir pasör aynı zamanda. Benim NTV ile üç yıllık anlaşmam daha var. NTV, beni kapıdan kovsa bacadan girerim.

- Euro 2008'i hak eden, yani İspanya kazandı.

- Fatih Terim'in dini imanı hücum futboludur. İlk maçta çok büyük hata yaptı ancak sonraki maçlarda gerçek kimliğine geri döndü ve başarılı oldu.

- Fatih Terim'in yaşadıklarını teknik direktörlük zamanımda ben de yaşadım ancak ben yaşadıklarımı kaldıramadım. Ayrıca o dönem beni takımın başına getiren başkanımız Aziz Yıldırım da ben de çok tecrübesizdik. Şimdi o görevde olsam daha başarılı olurdum.

- Keşke ben de Terim gibi başarılı olabilseydim de yerli teknik direktörlerin önünü açabilseydim.

- Galatasaray'ın başına geçtiğinde Feldkamp'ı en çok eleştiren isimlerden biriyim. bu bağlamda, Aragones iyi bir teknik direktör ama milli takımın başında yılda 10 maça çıkarken, şimdi yılda 53-54 maça çıkacak ve bu nedenle kafamda soru işaretleri var. Belki bu yoğun tempo ona ağır gelebilir.

- Kurtlar Vadisi'nin sıkı bir fanatiğiyim. Her bölümünü mutlaka izliyorum. Kaçırmamaya gayret ediyorum. İzleyemeyeceğim zamanlar kaydedip sonra izliyorum.

- Hamit Altıntop, İspanya'da 'sırıtmadan' oynar, oraya yakışır. Arda Turan biraz hızlı olabilse dünyanın her takımında oynar. Tuncay Şanlı'nın müthiş bir enerjisi var ama koordinasyonu zayıf.

- Antrenörlük yapmayı çok istiyorum ama Türkiye'de antrenör kıyımı hat safhada olduğu için kendimi riske atmak da istemiyorum. Buna rağmen bir gün yeşil sahalara mutlaka geri döneceğim.

- Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi ikinci ön elem turunda MTK Budapeşte ile eşleşince üzüldüm. (Gülüyor) Çünkü hemen herkesin aklına ben gelecektim ve de kötü bir şekilde. Benim Fenerbahçe'den istifa etmeme neden olan o karşılaşmada aslında kazanacak bir futbol oynamıştık ama şansımız yaver gitmemişti. Zaten yensek de ben o maçtan sonra görevimi bırakmaya kesin olarak karar vermiştim. Fenerbahçe'ye gelince, Fener'in MTK'ya yenilmesi büyük sürpriz olur. Bence Fener, MTKYı rahat geçer.

- Sergen yorumculuğa iyi başladı. Bence bu işi sevdi. Başlangıçta dikkat sorunu yaşar gibi geliyordu bana ama gayet istekli ve doğru yorumlar yapıyor.


SONSAYFA ÖZEL / Ekranların fenomen dizisi Kurtlar Vadisi Pusu son zamanlarda diziyi tamamen Ergenekon Örgütü'nün üzerine yatırmıştı. Önce Muzaffer Tekin'i "Palaska Zafer"le anlatan ve düştüğü tuzakları kurgulayan dizi sonrasında ise asıl ismi ortaya çıkardı.

Diziye "İskender Büyük" ismiyle Veli Küçük'ü sokan Raci Şaşmaz ve ekibi daha sonrasında yaşanan cinayetler ve uygulanan kaos planlarını bir bir göstermişti. Önemli iş adamlarını etrafından toplayan ve ülkede yavaş yavaş iktidarı ele geçirmeye çalışan İskender Büyük aynı zamanda Polat Alemdar'ın hedefiydi. Artık öyle bir hedef olmuştu ki Meclis'teki vekiller bile onun bu cinayetleri işlediğini biliyor hatta bazıları bizzat onun için çalışıyordu. Hrant Dink cinayeti, Danıştay saldırısı ve son olarak İskender'in gözaltına alındıktan sonra yaşanan kanlı eylemler Cumhuriyet'e atılan bomba üniversitelerde başlayan kavgalar bir bir gösterilmişti dizide.

Ancak bunlardan en ilginci Polat Alemdar ve Yalçın Yıldız arasında yaşanan dialog oldu. İskender Büyük'ü buzdağının görünen yüzü olarak gösteren Yıldız önemli olan onun olmadığını onun ardındaki isimler olduğunu söylemişti. Bunların iktidarın yeni alternatifi olduğunu belirtmişti. Yani İskender'in yalnızca bir sözcü olduğunu onu gönderen birilerinin olduğunu ve onların yeni bir ülkeye yaratmak istediğini anlatıyordu. Bu söyledikleri bir bir ortaya çıkmaya başladı. Veli Küçük içeri alındı ancak ardından bıraktığı izler silinmedi: Almanya'da Türkler bir anda katledildi operasyonlar durunca bir anda bitti, üniversitelerde silahlar çekildi yaralanmalar oldu...

Akıllara takılan soru Kurtlar Vadisi bu buzdağını nasıl gördü gazeteciler bile zor bilgi alır haber yaparken. Yoksa dizide Alper olarak rol alan Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen'in kardeşi Tarkan Tüzmen tarafından tarafından bilgiler mi veriliyor? Aydın Doğan ve Ergenekoncularla tam bir savaşa giren AK Parti gizliden gizliye bu dizi ekibine bilgi mi gönderiyor?

internet haber..